Hukuki Makaleler

İstihkak Davası ve İstihkak Davası Dilekçe Örneği

Haciz Nedir

İstihkak davası, icra takibi sırasında haczedilen bir malın borçluya değil, üçüncü bir kişiye ait olduğunun ileri sürülmesi (istihkak iddiası) üzerine ortaya çıkan uyuşmazlığın mahkeme önünde çözülmesini sağlayan dava türüdür. Uygulamada en çok; borçlunun evinde/işyerinde bulunan eşyaların kime ait olduğu, araç veya ticari emtianın kimin mülkiyetinde sayılacağı, fatura–teslim tutanağı–stok kayıtları gibi belgelerin mülkiyeti ispatlamaya yetip yetmeyeceği gibi konularda gündeme gelir. Bu dava, sıradan bir “mülkiyet tespiti” tartışması değildir; icra işlemlerini doğrudan etkiler, haczin devamı veya kalkması sonucunu doğurabilir ve çoğu zaman süreler hak düşürücü niteliktedir (süresi geçerse iddia zayıflar ya da usulden kayıp yaşanır). Bu içerikte; istihkak davasının ne olduğu, İİK’daki (İcra ve İflas Kanunu) temel mantığı, hangi durumda kimin dava açtığı, sürelerin nasıl işlediği, delil stratejisinin nasıl kurulacağı ve en önemlisi istihkak davası dilekçe örneğinin pratikte nasıl düzenleneceği, anlaşılır ve doğrudan kopyalanabilir bir formatta ele alınmıştır.

İstihkak Davası Nedir? İstihkak İddiası ile Farkı

İstihkak iddiası, haciz sırasında veya hacizden sonra “haczedilen mal bana aittir” şeklinde üçüncü kişinin ileri sürdüğü taleptir. Bu iddia önce icra dosyası içinde değerlendirilir; icra müdürü tutanak düzenler, alacaklı ve borçluya bildirim yapılır.

İstihkak davası ise bu iddianın icra dosyası düzeyinde çözülememesi veya kanunun öngördüğü şekilde itiraz edilmesi hâlinde icra mahkemesinde açılan, mülkiyetin kime ait olduğunun yargılamayla belirlendiği davadır. Burada amaç, haczin hangi mal üzerinde devam edeceğini netleştirmektir.

Uygulamada iki temel senaryo vardır:

  • Haciz borçlunun elinde görünen mal üzerinde yapılmıştır; üçüncü kişi “mal benim” der.
  • Mal üçüncü kişinin elinde veya üçüncü kişi zilyettir (zilyet: malı fiilen elinde bulunduran kişi); alacaklı bu malın borçluya ait olduğunu ileri sürer.

Bu iki durum, hangi İİK maddesinin uygulanacağını ve kimin davacı olacağını değiştirebilir. Bu nedenle istihkak sürecini, “tek tip dava” gibi düşünmek hatalı olur.

Hangi Durumlarda İstihkak Davası Açılır?

İstihkak davası çoğunlukla şu ihtilaflarda açılır:

  • Ev haczinde (borçlunun yerleşim yerinde) bulunan beyaz eşya, elektronik, ziynet, mobilya gibi eşyaların kime ait olduğu.
  • İşyeri haczinde emtia, demirbaş, makineler, POS cihazları, stokların mülkiyeti.
  • Araç haczinde aracın fiilen kimde olduğu ile tescil kaydının çelişmesi (tescil tek başına her zaman yeterli/tek delil değildir).
  • Faturalı satış ve teslim süreçlerinde, faturanın kime kesildiği, teslim-tesellüm ve ödeme akışının kime ait olduğu.
  • Kiralanan taşınırlar (kiralama/finansal kiralama): mal borçluda ama mülkiyet kiralayanda olabilir.
  • Ortak yaşam veya aynı adreste oturma hâli: ev eşyalarının aile bireyleri/oda arkadaşı adına olması.

Önemli nokta şudur: İstihkak yargılaması, genellikle “kimin daha inandırıcı belge sunduğu” ile değil, mülkiyetin hukuken kimde olduğunun somut delillerle gösterilmesiyle sonuçlanır. Bu nedenle delil planı baştan kurulmalıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme, Taraflar ve İspat Yükü

Görevli mahkeme çoğu uygulamada İcra Hukuk Mahkemesidir. (Görev: bir uyuşmazlığa hangi mahkeme türünün bakacağı.) Yetki ise genellikle ilgili icra dosyasının bulunduğu yer mahkemesi üzerinden şekillenir.

Taraflar tipik olarak:

  • Davacı: Üçüncü kişi (mülkiyet iddiasında bulunan) veya bazı hâllerde alacaklı.
  • Davalılar: Alacaklı ve borçlu (çoğu dosyada birlikte gösterilir).

İspat yükü (ispat yükü: bir iddiayı kanıtlama sorumluluğu) çoğu durumda istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi üzerindedir. Ancak malın kimin zilyetliğinde olduğu, haczin nerede yapıldığı, malın cinsi ve ticari hayatın olağan akışı ispat değerlendirmesini etkiler.

Pratikte mahkemeler; fatura, ödeme dekontu, seri numarası, garanti belgesi, stok kayıtları, demirbaş listeleri, kira/finansal kiralama sözleşmeleri, teslim tutanakları ve tanık beyanlarını birlikte değerlendirir.

Süreler ve Usul: Hak Düşürücü Riskler

İstihkak sürecinde süreler kritik önemdedir. Hak düşürücü süre, kaçırıldığında telafisi zor veya imkânsız sonuç doğurabilen süredir. Bu nedenle “sonra bakarım” yaklaşımı istihkak dosyalarında ciddi risk yaratır.

Aşağıdaki tablo, uygulamada en sık karşılaşılan süre mantığını özetler (somut dosyada tebligat tarihi, haciz tutanağı ve icra müdürlüğü işlemleri mutlaka birlikte değerlendirilmelidir):

AdımNe Olur?Pratik Sonuç
Haciz sırasında istihkak iddiasıÜçüncü kişi, malın kendisine ait olduğunu söyler; tutanağa geçer.İcra dosyası içinde bildirim/itiraz süreci başlar.
İcra müdürlüğü bildirimiAlacaklı/borçluya istihkak iddiası bildirilir; itiraz olup olmadığı önem kazanır.İtiraz varsa dava safhası gündeme gelir.
Dava açma aşamasıKanunun öngördüğü şekilde, ilgili taraf icra mahkemesinde istihkak davası açar.Haczin devamı/kalkması doğrudan etkilenir.

Uyarı: Süreler “kaç gün” düzeyinde kısa olabildiği için, tebligatın alındığı gün, UYAP kayıtları ve icra dosyası işlem tarihleri çakıştırılarak kontrol edilmelidir.

Güncel Harç ve Masraflar: İstihkak Davasında Ödeme Kalemleri

Kullanıcıların en çok merak ettiği konu, istihkak davası masrafıdır. Burada tek bir rakam söylemek çoğu zaman doğru değildir; çünkü masraf, davanın maktu (sabit) ya da nispi (değer üzerinden) harca tabi olup olmamasına, taraf sayısına, tebligat adedine ve bilirkişi/keşif gerekip gerekmediğine göre değişir.

1) Dava harçları (mahkeme aşaması)

Mahkemelerde genel sistem şu şekildedir:

  • Başvurma harcı (maktu): Dava açılırken ödenen sabit kalemdir.
  • Nispi harç (değer üzerinden): Dava değeri belirlenebiliyorsa, nispi oran üzerinden hesaplanır. Uygulamada bu oran “binde” üzerinden ifade edilir ve peşin alınan kısmı (örneğin 1/4) dava başında yatırılır.

İstihkak davasında dava değerinin nasıl kurulacağı (mal bedeli, muhammen bedel, fatura bedeli vb.) somut olaya göre tartışmalı olabildiğinden, dava dilekçesinde “dava değeri” ve buna bağlı harçlandırma mantığı net kurulmalıdır.

2) Gider avansı (tebligat + zorunlu masraflar)

Gider avansı, tebligat (posta) ve yargılama sırasında yapılması öngörülen zorunlu giderler için baştan yatırılan tutardır. Güncel tarifede, genellikle:

  • Tebligat ücreti esas alınır (taraf sayısı ve tebligat adediyle çarpanlı ilerler).
  • “Diğer iş ve işlemler” için ayrıca 530 TL sabit bir kalem bulunur.

Tebligat birim ücretleri PTT tarifesine göre değişebildiği için, pratik hesap “yaklaşık” olur; yine de dava açılışında yatırılacak avansın eksik kalması, süre kaybı doğurabilir.

3) İcra harçları (icra dairesi aşaması – dosyaya göre)

İcra sürecinde ayrıca icra harçları gündeme gelebilir. Örnek kalemler:

  • İcraya başvurma harcı: 732 TL
  • Tahsil harcı (tahsilat anına göre değişebilir): hacizden önce ödemede %4,55; hacizden sonra satıştan önce ödemede %9,10

Bu oranlar istihkak davasının kendisinden ziyade, icra dosyasındaki tahsilat mantığıyla ilgilidir; ancak istihkak süreci tahsilatı etkileyebildiği için uygulamada birlikte düşünülür.

4) Avukatlık ücreti (tavsiye niteliğinde asgari tarife)

Avukatla takipte, tavsiye niteliğindeki asgari ücret tarifesi önemlidir. İstihkak davalarında uygulamada sık görülen alt eşikler şu şekilde anılır:

  • İstihkak davası (duruşmalı): 60.000 TL
  • İstihkak davası (duruşmasız): 50.000 TL
  • İcra ceza işleri (icra mahkemesi ceza kapsamında kalan işler): 100.000 TL

Not: Bu tutarlar “asgari” çerçeveyi ifade eder; somut dosyanın değeri, kapsamı, keşif/bilirkişi ihtiyacı ve işin yoğunluğu toplam maliyeti artırabilir.

İstihkak Davasında Deliller ve İspat Stratejisi

İstihkak davalarının kaderi çoğu zaman delillerin “çeşidi” kadar “kurgusu” ile belirlenir. Mahkeme, tek bir faturayı değil; faturanın ödeme izi (banka dekontu/pos slip), teslim izi (irsaliye/teslim tutanağı), kullanım ve zilyetlik izi (fotoğraf, seri numarası, servis kaydı) ile birlikte görmeyi bekler.

Sıklıkla kullanılan delil seti:

  • Fatura ve fatura ekleri (seri numarası, ürün kodu, tarih)
  • Banka dekontu / EFT–havale kayıtları / kredi kartı slipi
  • İrsaliye, teslim-tesellüm tutanağı, kargo teslim belgeleri
  • Garanti belgesi, servis fişi, kurulum formu (özellikle seri numarası içeriyorsa çok kıymetli)
  • Demirbaş/stok kayıtları, envanter listeleri (işyeri hacizlerinde)
  • Sözleşmeler (kira, finansal kiralama, emanet, rehin vb.)
  • Tanık (tek başına yeterli olmaktan ziyade belgeyi destekleyici)

Uygulamada en sık hata, “mal benim” iddiasını sadece beyanla bırakmaktır. İstihkakta iddia, çoğunlukla belgeyle güç kazanır; belge de kendi içinde bir “zincir” oluşturmalıdır.

İstihkak Davası Dilekçe Örneği (Kopyalanabilir)

Aşağıdaki metin genel örnektir. Somut olayda haczin yapıldığı adres, haciz tutanağı içeriği, mal listesi, icra dosya numarası ve deliller mutlaka özelleştirilmelidir.

İcra Hukuk Mahkemesine

… İCRA HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI (ÜÇÜNCÜ KİŞİ): … (T.C. Kimlik No: …) 
Adres: …

DAVALILAR:
1- ALACAKLI: … (VKN/TCKN: …) 
Adres: …

2- BORÇLU: … (TCKN/VKN: …) 
Adres: …

İLGİLİ İCRA DOSYASI: … İcra Müdürlüğü …/… E.

KONU: İcra dosyası kapsamında … tarihinde yapılan hacizde haczedilen mallar üzerinde davacı üçüncü kişinin mülkiyet hakkına dayalı istihkak iddiasının kabulü ile söz konusu mallar yönünden haczin kaldırılması talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Davalı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün …/… E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Takip kapsamında … tarihinde … adresinde haciz işlemi yapılmış ve haciz tutanağına yazılı şekilde bazı mallar haczedilmiştir.

2. Haciz sırasında/sonrasında, haczedilen malların davalı borçluya değil, davacı üçüncü kişiye ait olduğu beyan edilmiş; bu husus haciz tutanağına geçirilmiştir. Buna rağmen haciz işlemi kapsamında davacıya ait mallar üzerinde haciz konulması nedeniyle mülkiyet hakkı ihlal edilmiş durumdadır.

3. Haczedilen mallar; davacı tarafından bedeli ödenerek satın alınmış ve davacının zilyetliğinde bulunan mallardır. Bu durum, aşağıda sunulan delillerle sabittir. Özellikle; fatura, ödeme dekontu, teslim/kurulum belgeleri ile mallara ilişkin seri numarası kayıtları davacının malik (malik: mülkiyet hakkı sahibi) olduğunu göstermektedir.

4. Haczedilen malların listesi özetle aşağıdaki gibidir (haczî tutanaktaki sıra ve nitelik esas alınmalıdır):

  • … marka … model … (Seri No: …) – Davacıya ait
  • … marka … model … (Seri No: …) – Davacıya ait
  • … (diğer mallar)

5. Davalı borçlu ile davacı arasındaki ilişki (aynı adreste oturma, akrabalık, iş ilişkisi, kiracı–mal sahibi ilişkisi vb.) haczedilen malların borçluya ait olduğu anlamına gelmemektedir. Aksine, somut olayda mülkiyetin davacıda olduğuna ilişkin belge zinciri açık ve tutarlıdır. Bu nedenle, haczin davacıya ait mallar üzerinde devam etmesi hukuka aykırıdır.

6. İİK’nın istihkak hükümleri uyarınca, üçüncü kişinin mülkiyet iddiası değerlendirildiğinde; davacı tarafından sunulan belgeler karşısında, haczedilen mallar yönünden istihkak iddiasının kabulü ve haczin kaldırılması gerekmektedir.

HUKUKİ NEDENLER: İcra ve İflas Kanunu’nun istihkaka ilişkin hükümleri, ilgili usul hükümleri ve genel hukuk ilkeleri.

DELİLLER:

  • … İcra Müdürlüğü …/… E. sayılı icra dosyası
  • … tarihli haciz tutanağı
  • Faturalar (Ek-1)
  • Banka dekontları / ödeme kayıtları (Ek-2)
  • İrsaliye / teslim-tesellüm tutanağı / kargo belgeleri (Ek-3)
  • Garanti belgesi / servis fişi / kurulum formu (Ek-4)
  • Fotoğraf–seri numarası tespitleri (Ek-5)
  • Tanık (gerekiyorsa) (Tanık: …)
  • Gerekirse bilirkişi incelemesi (bilirkişi: teknik uzman)

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  • … İcra Müdürlüğü’nün …/… E. sayılı dosyası kapsamında … tarihinde haczedilen ve yukarıda belirtilen mallar yönünden istihkak iddiamızın kabulüne,
  • Söz konusu mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına,
  • Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine,
  • Gerek görülürse bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,

karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

Davacı (Üçüncü Kişi)
Ad–Soyad
İmza

EKLER:
Ek-1 Faturalar
Ek-2 Ödeme dekontları
Ek-3 Teslim/irsaliye belgeleri
Ek-4 Garanti/servis kayıtları
Ek-5 Fotoğraf ve seri numarası tespitleri

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Güçlü İpuçları

İstihkak dosyalarında en çok kayıp yaratan hatalar şunlardır:

  • Süreleri kaçırmak: Tebligatı aldıktan sonra “sonra toparlarım” yaklaşımı risklidir.
  • Delil zinciri kurmamak: Fatura var ama ödeme yok; ödeme var ama teslim yok; seri numarası yok. Bu boşluklar davayı zayıflatır.
  • Haciz tutanağını kontrol etmemek: Haczedilen malın tanımı yanlış yazılmışsa ispat zorlaşır.
  • Genel beyanla yetinmek: “Bana ait” demek yerine, “şu faturadaki şu seri numaralı ürün” diye somutlamak gerekir.
  • Yanlış taraflandırma: Çoğu dosyada alacaklı ve borçlu birlikte gösterilmelidir; hatalı taraflandırma usul sorunları doğurabilir.

Güçlü pratik öneri: Dava açmadan önce, haciz tutanağındaki mal listesini tek tek çıkarın; her bir kalem için fatura–ödeme–teslim–seri numarası eşleştirmesi yapın. Bu çalışma, dilekçenin “omurgasını” oluşturur.

SSS (Sıkça Sorulan Sorular)

İstihkak davası ne kadar sürer?

Dosyanın yoğunluğuna, tebligatların hızına ve bilirkişi/keşif gerekip gerekmediğine göre değişir. Deliller hazır ve teknik inceleme gerektirmiyorsa süreç kısalabilir; bilirkişi incelemesi gereken dosyalarda daha uzun sürebilir.

İstihkak davasında fatura tek başına yeterli olur mu?

Her zaman yeterli olmayabilir. Mahkemeler faturayı güçlü bir delil olarak görse de, faturayı ödeme kaydı, teslim belgesi ve mümkünse seri numarası gibi tamamlayıcı delillerle desteklemek ispat gücünü ciddi şekilde artırır.

Haciz borçlunun evinde yapıldıysa eşyalar otomatik olarak borçluya mı sayılır?

Uygulamada “borçlunun yerinde bulunan eşya borçlunun sayılır” şeklinde bir karine (karine: aksini ispat edene kadar geçerli varsayım) etkili olabilir; ancak bu kesin değildir. Üçüncü kişi, mülkiyeti güçlü belgelerle ispatlayarak haczin kaldırılmasını sağlayabilir.

İstihkak davası açılınca haciz kendiliğinden kalkar mı?

Hayır. Dava açılması, otomatik olarak haczi kaldırmaz. Mahkemenin istihkak iddiasını kabul etmesi hâlinde ilgili mallar yönünden haczin kaldırılmasına karar verilebilir. Bu nedenle dava sürecinde malın hukuki durumunu dosyaya uygun şekilde yönetmek gerekir.

İstihkak davasında avukat tutmak zorunlu mu?

Zorunlu değildir; ancak istihkak davaları süre, usul ve delil tekniği açısından riskli dosyalardır. Özellikle yüksek bedelli emtia/araç/makine gibi kalemlerde profesyonel takip, usul hatası riskini azaltır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir